Tatlı Oyuncumuz Zeynep Gülmez ile Röportaj

Son zamanların en sempatik ve başarılı oyuncularından biri olan Zeynep Gülmez ile bir röportaj yaptık. Onun güzellik sırlarından kariyer aşamalarına kadar aldığımız bilgileri sizlerden mahrum bırakmak istemeyiz. Doğal güzelliğini nasıl koruyor, nasıl bir stile sahip gelin hep birlikte öğrenelim!

Editör: Merhaba Zeynep Hanım, kariyerinizde oldukça başarılı bir konumdasınız. Oyunculuğa nasıl başladınız? Hayallerinizdeki meslek miydi, yoksa her şey bir anda mı gelişti?

Zeynep: İzmir, 9 Eylül Üniversitesi, GSF oyunculuk bölümü sınavlarına girip kazandım. Dört yıllık eğitimden sonra Bursa’da -doğduğum yerde- Ahmet Vefik Paşa Tiyatrosu’nda sözleşmeli çalışmaya başladım. O dönemler ara ara İstanbul’a gidip reklam ve kast görüşmeleri yaptım, daha sonra da kendimi İstanbul’da buldum.
Dizilerde yer almaya başladım. Küçükken  müziğe ve dansa karşı eğilimim vardı. Oyunculuk yapacağım daha küçük yaşlarda büyükler tarafından da hep söylenirdi. Düşünüyorum da başka bir meslek yapamazdım herhalde, sevdiğim bir işi yapıyorum.

Editör: Modaya bakış açınız nasıldır? Trendlere uyar mısınız?

Zeynep: Moda hep takip ettiğim bir şey. Giyinmeyi seviyorum. Güzel giyinmek bana moral veriyor. Yeni trendleri hep takip ederim. Her zamanda bana en uygun olanı seçerim.

Editör: Kamera önüne çıkarken haliyle çok makyaj uygulanıyor. Cildinizi buna karşı nasıl koruyorsunuz?

Zeynep: Günlük hayatta makyaj yapmayı pek sevmem. Setlerde yapılan ağır makyaj yüzümü çok yorduğu için en önem verdiğim şey; yüzümün temizliğidir. Set sonrası en önce illa ki yüzümü yıkarım ama yıkama köpüğü ya da hassas çitler için yıkama jeli kullanırım, ardından da mutlaka tonik ya da gül suyuyla yüzümü temizlerim ve sonunda da nemlendirici kullanırım. Fakat olmazsa olmazım bitkisel yağlar. En önemlileri de buğday, biberiye ve hindistancevizi yağı… Kaş ve kirpiklerime badem ve hint yağı karışımını geceleri yatmadan önce sürerim.


Editör: Evde doğal maske yapar mısınız? Uyguladığınız varsa bize de tarif edebilir misiniz?

Zeynep: Birkaç tane yaptığım maske var. Kil maskesi, en çok sevdiğim maskedir. Cildimi diri tutup hava aldırıyor. Bir başka maske de bal, zeytinyağı ve yumurta sarısını krem haline getiriyorum. Bu maske gözeneklerimi sıkılaştırmak için oldukça yararlıdır. Kahve çok severim. Kalan telvesinin içine bir çay kaşığı zeytinyağı döküp yüzümü ovalarım. Sonuç ışıl ışıl bir yüz…

Editör: Peki, nasıl bir stile sahipsiniz? En çok ne tarz giymekten hoşlanırsınız?

Zeynep: Rahatıma fazla düşkünüm, o yüzden daha çok spor giyinirim. Yerine göre spor şık olabiliyorum. Şapka takmayı severim. Pantolon, gömlek ya da tişört ve spor ayakkabı… En çok bu tarzda görebilirsiniz beni. Bir de vazgeçemediğim güneş gözlüklerim…

Editör: Değişik kombinler yapmayı sever misiniz?

Zeynep: Burcum yengeç. Aslında burcumun özelliği klasikçidir ama ben hiç öyle değilim. Yeniliği seven ve çok deneyen biriyim. Tek tip giyinmektense  farklı kombinler üretmeye çalışıyorum ama sonunda ne olursa olsun en rahat olduğum kombin kazanır 😉 Ruh halim ve havanın durumu da giyinmemi etkiler. Yağmurlu havalarda siyah, gri ve beyaz, güneşli havalarda da kırmızı ve yeşil tonları ağır basar.

Editör: Modayı dergilerden mi takip edersiniz, sosyal medya yeterli oluyor mu? Sosyal medya hakkındaki düşünceleriniz nelerdir?

Zeynep: Eskiden moda dergileri çok alırdım ama şimdilerde moda dergilerine üye olup internetten takip ediyorum. Onun dışında Instagram’da kim ne giymiş, ne takmış çok bakarım. Sosyal medya bu konuda bize oldukça alternatifler sunuyor ve daha hızlı öğreniyoruz giyinmeyi. Kıyaslama yaparak en güzel kombini seçmek daha kolay artık. O yüzden sosyal medyanın bu özelliğini çok seviyorum.

Editör: Bu güzel röportaj için çok teşekkür ederiz Zeynep Hanım. İşlerinizde emeğinize, cevaplarınızda da yüreğinize sağlık! Diliyoruz ki her zaman başarı sizinle beraber olur.

Leave a comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir